30 Temmuz 2003 Tarihli TBMM Genel Kurul Konuşması

Sayın başkan, değerli milletvekilleri, Aziz Milletim;

8 Ağustos 1916’da Rus işgalinden kurtulan Bitlisimiz'in Kurtuluş Günü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Balkan Harbi’nden yenik çıkan Osmanlı Devleti, daha yaralarını sarmadan kendisini I. Cihan Harbi’nin ortasında bulmuştur. İlan edilen seferberliğe yürekten icabet eden Bitlisli, davulla, zurnayla, adeta düğüne gider gibi cepheye gitmiştir.

Bu kahraman Bitlislilerin çoğu şehadet mertebesine yükselerek, kan gölüne akseden Hilal ve Yıldızımızın parlaklığına parlaklık katanlardan olmuşlardır. Her biri gökte bir yıldız olup, Al Bayrağımızdaki sevgilisi, hilalini bekleyen bu vatan evlatları, göğe yükselip parlamadan önce,Sarıkamış Harekatı’nda donarak ebediyete intikal etmişlerdir. Ruhları şad olsun, Vatan sağ olsun diyoruz.

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri;

Rus Çarı Petro’nun, sıcak denizlere inme hayali içindeki Çarlık Rusyası orduları, Ermeni çapulcularıyla birlikte Bitlis’i işgal etmişlerdir.

Temmuz 1915’te, hem de bir mübarek Ramazan gecesinde Rus işgaline uğrayan Bitlis’in yaşlıları ve çocukları göç yollarına düşerken, Bitlis’te görevli Yarbay Ali Çetinkaya komutasındaki Türk Birliği ve Milis Kuvvetleri Bitlis’i kahramanca savunmuş ve düşman askerleri, Ulu Önderimizin dediği gibi “geldikleri gibi gitmişlerdir.“ Ama düşman, yani Rus askerleri ve Ermeni İntikam Tugayı, 1916 Şubat’ının sonlarında tekrar harekete geçmiştir.

Türk tarafı sayı ve cephane açısından kendisinden hayli güçlü olan düşmana direnmiş, ama 3 Mart 1916’da sabaha karşı 5’te gücü tükenmiş ve yenilgiye uğramıştır.Bitlis, tarihinde görmediği zulmü görmüş, insanlar, Ermeniler ve Ruslar’ın işkencelerine maruz kalarak can vermişlerdir. Göç etmeyenler işkenceyle, göç edenlerse çetin kış şartlarına mahkum olarak ölüme terk edilmişlerdir. Yaşlı ve hasta insanları katleden bu gözü dönmüşlere birilerinin dur demesi gerekiyordu.

Bütün bu katliamlar, sonunda Türk Genelkurmayı’nı harekete geçirmiş ve Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk Birliği Bitlis’i geri almıştır.

O zamanlar general olan Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 1 Ağustos’ta başlayan Türk Taarruzu sadece 1 hafta sürmüş ve 8 Ağustos 1916’da, Bitlis İstiklaline kavuşmuştur. Tarih bir kez daha tekerrür etmiş ve düşmanlar bir kez daha “geldikleri gibi gitmişlerdir. “

Değerli Arkadaşlar;

Sultan Alparslan’ın 1071’de Anadolu’yu Malazgirt Savaşı’yla Türkler’e açmasında büyük rol oynamış olan Bitlis, 5 ay 5 gün düşman işgalinde kalarak, Kurtuluş Mücadelesi boyunca en kısa süre işgale uğramış Türk kenti sıfatıyla, ikinci kez tarihe adını yazdırmıştır. Bitlis kendisini Türk ve Dünya tarihine böyle şerefle yazdırırken, bazı malum çevrelerin kalemleri gölgelere kanla yazıyorlardı tarihi.

Değerli Arkadaşlar;
8 Ağustos günü Bitlis’te yapılacak Kurtuluş Günü Kutlama Programı'na başta Sayın Başbakanımız olmak üzere değerli Bakanlarımızı ve siz saygıdeğer milletvekili arkadaşlarımı davet ediyorum. Katılıp bu mutlu günümüzü bizlerle paylaşırsanız sevincimizi arttırırsınız.Bu vesileyle tüm şehitlerimizin aziz hatıraları önünde eğiliyor ve hepinize saygılarımı arz ediyorum.