Sayın başkan, değerli milletvekilleri, Aziz Milletim;
8 Ağustos
1916’da Rus işgalinden kurtulan Bitlisimiz'in Kurtuluş Günü
münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi
en
kalbi duygularımla selamlıyorum. Balkan Harbi’nden yenik çıkan
Osmanlı Devleti, daha yaralarını sarmadan kendisini I. Cihan
Harbi’nin ortasında bulmuştur. İlan edilen seferberliğe yürekten
icabet eden Bitlisli, davulla, zurnayla, adeta düğüne gider
gibi cepheye gitmiştir.
Bu kahraman Bitlislilerin çoğu şehadet mertebesine yükselerek, kan gölüne akseden Hilal ve Yıldızımızın
parlaklığına parlaklık katanlardan olmuşlardır. Her biri
gökte bir yıldız olup, Al Bayrağımızdaki sevgilisi, hilalini
bekleyen bu vatan evlatları, göğe yükselip parlamadan önce,Sarıkamış
Harekatı’nda donarak ebediyete intikal etmişlerdir. Ruhları
şad olsun, Vatan sağ olsun diyoruz.
Rus Çarı Petro’nun, sıcak denizlere inme hayali içindeki
Çarlık Rusyası orduları, Ermeni çapulcularıyla birlikte
Bitlis’i
işgal etmişlerdir.
Temmuz 1915’te, hem de bir mübarek Ramazan gecesinde Rus
işgaline uğrayan Bitlis’in yaşlıları ve çocukları göç
yollarına düşerken, Bitlis’te görevli Yarbay Ali Çetinkaya
komutasındaki Türk Birliği ve Milis Kuvvetleri Bitlis’i
kahramanca savunmuş ve düşman askerleri, Ulu
Önderimizin dediği gibi “geldikleri gibi gitmişlerdir.“ Ama düşman, yani Rus askerleri ve Ermeni İntikam
Tugayı, 1916 Şubat’ının sonlarında tekrar harekete
geçmiştir.
Türk tarafı sayı ve cephane açısından kendisinden hayli güçlü
olan düşmana direnmiş, ama 3 Mart 1916’da sabaha karşı 5’te
gücü tükenmiş ve yenilgiye uğramıştır.Bitlis, tarihinde görmediği
zulmü görmüş, insanlar, Ermeniler ve Ruslar’ın işkencelerine
maruz kalarak can vermişlerdir. Göç etmeyenler işkenceyle,
göç edenlerse çetin kış şartlarına mahkum olarak ölüme terk
edilmişlerdir. Yaşlı
ve hasta insanları katleden bu gözü dönmüşlere birilerinin
dur demesi gerekiyordu.

Bütün bu katliamlar,
sonunda Türk Genelkurmayı’nı harekete geçirmiş ve Mustafa
Kemal’in komutasındaki Türk Birliği Bitlis’i geri almıştır.
O zamanlar general olan Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 1 Ağustos’ta başlayan
Türk Taarruzu sadece 1 hafta sürmüş ve 8 Ağustos 1916’da,
Bitlis İstiklaline kavuşmuştur. Tarih bir kez daha tekerrür
etmiş
ve düşmanlar bir kez daha “geldikleri gibi gitmişlerdir.
“
Sultan Alparslan’ın 1071’de Anadolu’yu Malazgirt Savaşı’yla
Türkler’e açmasında büyük rol oynamış olan Bitlis, 5 ay
5 gün düşman işgalinde kalarak, Kurtuluş
Mücadelesi boyunca en kısa süre işgale uğramış Türk kenti
sıfatıyla, ikinci kez tarihe adını yazdırmıştır. Bitlis
kendisini Türk ve Dünya tarihine böyle şerefle
yazdırırken, bazı malum çevrelerin kalemleri gölgelere kanla
yazıyorlardı tarihi.
8 Ağustos günü Bitlis’te yapılacak Kurtuluş Günü Kutlama
Programı'na başta Sayın Başbakanımız olmak üzere değerli
Bakanlarımızı ve siz saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarımı davet ediyorum. Katılıp bu mutlu günümüzü bizlerle
paylaşırsanız sevincimizi arttırırsınız.Bu vesileyle tüm
şehitlerimizin aziz hatıraları
önünde eğiliyor ve hepinize saygılarımı arz ediyorum.
|