| Uyuşturucu Madde Kullanımı Araştırma Talebi |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Sigara ve alkol merakıyla başlayan, keyif verici madde kullanımı, bir süre sonra, farkında olmadan kişiyi daha tehlikeli maddeler olan uyuşturucu türlerine esir edebilmektedir.Uyuşturucu madde kullanımı, dünyada her geçen gün artmaktadır. Sepetteki zehirli baldan istenmeyen nasibini alan ülkemiz de, bu sıkıntılı sürecin bir parçası olmaktadır. Toplumun temel taşı olan aile kavramını zedeleyerek, toplumu birleştirici tüm unsurları lime lime eden bu tehlikeli alışkanlık, kullananların düşen yaş ortalamasıyla da daha büyük tehlikeler içermeye başlamıştır. Öte yandan asıl tehlike, sigara, alkol ve uyuşturucu kaçakçılığında dönen çarkın başında terör örgütü PKK'nın bulunmasıdır. UNODC, OECD ve EUROPOL raporları, Afganistan, Pakistan ve Irak üzerinden gelerek İtalya, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya'daki pazara ulaşan uyuşturucunun, PKK'nın kontrolünde olduğunu açıklamaktadır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın kayıtlarına göre de Türkiye, Afganistan¬Avrupa uyuşturucu hattı trafiğinin hem önemli bir geçiş noktası ve hem de kaçakçı ve satıcıların başlıca üretim ve dağıtım merkezlerinden biri olarak görülüyor. Emniyet verilerine göre dünya uyuşturucu pazarı yıllık 500 milyar dolar seviyesindedir. Bu rakamın Türkiye ayağına düşen miktar da, yıllık 50-60 milyar dolardır ve bu rakamın kontrolü PKK'nın elindedir. Bu açıdan, başta gençler olmak üzere bütün toplum katmanlarında uyuşturucu ve keyif verici madde tanımına giren tüm maddelerle, sigara ve diğer tütÜn mamÜlleri ile alkol bağımlılığının nedenlerinin, ulaştığı boyutların, sosyal ve ekonomik etkilerinin araştırılarak çözüme kavuşturulması; sağlıklı, bilinçli nesiller yetiştirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi, konunun uluslar arası kaçakçılık ve terör örgütleriyle bağlantılarının ortaya çıkarılması maksadıyla Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri. uyarınca bir meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
GEREKÇE Toplumları teşkil eden bireyler, genel geçer eğitim sisteminde bir takım değer yargılarıyla harmanlanarak yetiştirilirler. Bu değer yargıları içerisinde aile birliği, en büyük zemini oluşturur. Aile birliğinin menşei, o ailenin bireyleridir. Ortak duyguların ve ortak hedeflerin hareket alanımn ismi olan kolektif bilinç, yara almadan ve topluma fayda sağlayacak biçimde gerçekleşmelidir. Bu gerçekleşme ancak akıl ve ruh sağlığı yerinde olan bireylerle mümkündür. Eğitim sistemimizin de bu doğrultuda ele alınmasıyla da ilintili olan bu durum; globalizasyonun deforme ettiği gelenek, göreneklerin modem yaşam anlayışıyla ortaklaştırılmasını gerektirir. çünkü, bugünün şartları ile geçmişin şartları arasındaki anlayış farkı - öz çoğu zaman korunsa bile - biçimde istenmeyen değişiklikler yaratmıştır. Uyuşturucu kullanımı, işte bu değişikliğin en çarpıcı ve sonuçları en vahim olanlarındandır. İnternet çağının gençleri, daha çocuk denebilecek yaşta bu illete saplanabilmekte, kendilerine ve çevrelerine büyük zararlar verebilmektedir. Sigara ve alkol merakıyla başlayan bu zehirli bal serüveni, mutlak surette büyük çöküntülerle son bulmaktadır. İlk gençlik heyecanlarının kodlarını iyi bilen zehir tüccarları da, gençlerin bu zararlı merakını kendi haksız çıkarları uğruna kullanabilmektedirler. Kolluk kuvvetlerinin operasyonları her ne kadar bazı sonuçlar sağlasa da, bu konunun toplum psikolojisi, çocuk psikolojisi, ergen psikolojisi ve sosyolojik şifreler düzleminde ele alınması elzemdir. Bilinçli ve eğitimli bir neslin varlığı, tüm polisiye tedbirlerden daha etkilidir. Bu noktada başta aileler olmak üzere, tüm eğitim kadrolarına tarihi görevler düşmektedir. Çocuklarıyla sağlıksız ilişkiler kuran aileler, çocuklarının madde bağımlısı olduğundan bile bihaber olabilmektedir. Anayasa'nın 58. maddesi. "Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan , ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır." hÜkmÜnü taşır. Ailelerin yarattığı boşluğu, devletin doldurması kaçınılmazdır. ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, tÜm dünyanın sorunu olan uyuşturucu madde kullanımı, gittikçe artmakta ve karmaşıklaşmaktadır. Üretimi ve satışı yasak olan uyuşturucu maddeler, eğitim sistemimizin köşe taşlarından olan yazılı ve görsel basında yapılan bazı yayınlarla da daha ilgi çekici hale gelebilmektedir. Bu konuda daha dikkatli olunmalıdır. Yapılan araştırmalar, polisiye tedbirlerin yetersizliğinin yanı sıra, madde bağımlığının tedavisine yönelik sağlık merkezlerinin de tam sonuç vermediğini ortaya koymaktadır. Kötü amaca hizmet edenlerin kısa sürede organize olabilmesi gerçekliği, göz ardı edilmemelidir. Gittikçe büyüyen bu ciddi sorunun en kısa zamanda tüm detaylarıyla ele alınması elzemdir. Muhakkak bugüne kadar bu konu ele alınmış ve bir takım sonuçlar da elde edilmiştir. Ancak, bu uğraşlara rağmen sorunun küçülmesi beklenirken büyümesi, yapılan çalışmaların kalıcılığını ve gücünü, izahtan vareste kılmaktadır. Bu noktada bu önemli konunun kapsamlı bir şekilde ve ciddi bulgularla açıklanması önem arz etmektedir. Zira, konunun kökÜne inilmediği müddetçe, yani uyuşturucunun üretimine engel olunmadığı sürece, bu döngü devam edecektir. Ülkemizin sigara ve alkol kaçakçılığından kaynaklanan kaybı oldukça büyüktür.Yıllık 500 milyon paketi bulduğu düşünülen sigara kaçakçılığı, terör örgütü PKK eliyle yürütülmektedir. Ayrıca, UNODC, OECD ve EUROPOL raporları, Afganistan, Pakistan ve Irak üzerinden gelerek İtalya, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya'daki pazara ulaşan uyuşturucunun, PKK'nın kontrolünde olduğunu açıklamaktadır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın kayıtlarına göre de Türkiye, Afganistan-Avrupa uyuşturucu hattı trafiğinin hem önemli bir geçiş noktası ve hem de kaçakçı ve satıcıların başlıca üretim ve dağıtım merkezlerinden biri olarak görülüyoL Emniyet verilerine göre dünya uyuşturucu pazarı yıllık 500 milyar dolar seviyesindediLBu rakamın 'Türkiye ayağına düşen miktar da, yıllık 50-60 milyar dolardır. Unutulmaması gereken en önemli husus, bu büyük rakamın kontrolünün, terör örgütü PKK'nın elinde olduğudur. Bölücü terör bağlantılı bu sosyal yara, toplumun temel taşı olan ailevi değerleri sarsmaktadır. Bu açıdan, Akifin dediği gibi, al sancağın şafaklarda hiç sönmemesi için, "yurdumun üstünde tüten en son ocağın" da sönmemesi şarttır. Başta gençler olmak üzere bütün toplum katmanlarında uyuşturucu ve keyif verici madde tanımına giren tüm maddelerle, sigara ve diğer tütün mamülleri ile alkol bağımlılığının nedenlerinin, ulaştığı boyutların, sosyal ve ekonomik etkilerinin araştırılarak çözüme kavuşturulması; sağlıklı, bilinçli nesiller yetiştirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi, konunun uluslar arası kaçakçılık ve terör örgütleriyle bağlantılarının ortaya çıkarılması maksadıyla araştırması yapılmasının faydalı olacağını düşünmekteyiz...
|