Bitlis'te yapılan arıcılık ve balcılık faaliyetleri, günümüz koşullarında,
olması gereken yerde değildir. Terör nedeniyle sekteye uğrayan ekonomik
ve sosyal yaşantının canlandırılmasında arıcılık ve balcılık, büyük önem
taşıyor Bitlis'te. Ama yaşanan tablo itibariyle, sonuç hiç iç açıcı değildir.
Bu sorunların tespiti amacıyla, Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104.
ve 105. maddeleri uyarınca bir araştırma açılmasını, saygılarımızla arz
ve talep ederiz.
Ülkemiz , geniş flora sahaları
, çiçeklenme için uygun mevsimleri , topografik yapısı , bal
verimi yüksek kır çiçekleri , endüstri bitkileri , akasya , kestane
, ıhlamur , kızılçam ormanları gibi doğal kaynaklar yönünden
arıcılık için son derece şanslı bir ülkedir.Arıcılığımız , mevcut
durumu itibariyle önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen
potansiyel tam olarak kullanılıyor sayılmaz.
Bitlis’in de içinde yer aldığı Doğu Anadolu
Bölgesi , mevcut arazi yapısı , iklimi ve zengin flora örtüsü
ile ülkemizdeki çiçek balları üretiminde en büyük ve en zengin
havzayı teşkil etmektedir. Bitlis , bölge illeri arasında arı
ekolojisine en elverişli arıcılık merkezi sayılmaktadır.Ekilebilir
tarım arazilerinin % 15 gibi oranla çok sınırlı olduğu, sanayi
yatırımlarının yok denecek kadar az olduğu , çayır-mera-orman-fundalık
ve tarım dışı arazi toplamının % 85 gibi büyük bir oranda olması,
Bitlis’te yalnızca arıcılık ve hayvancılık faaliyetlerinin
yapılmasına imkan vermektedir.Az sermayeyle fazla gelir getiren
ve kısa zamanda faaliyete geçirilebilen arıcılık, desteklenmesi
gereken sektör olarak karşımıza çıkmaktadır.Yurdumuzun bu geri
kalmış bölgesinde son yıllarda yaşanan terör olayları nedeniyle
hayvancılığımızın bitme noktasına geldiği ve ayakta kalan en
canlı sektörün , arıcılık olduğu bilinmektedir. Zira arıcılık
faaliyeti köy ve mezralarda, ikamet etmeksizin de yapılabilecek
bir üretim faaliyetidir.Halen İlimiz’in merkez ve ilçelerinde bir çok köy ve mezrada , arıcılık yapılmaktadır.Geçmiş
yıllarda terör olayları ve güvenlik nedeniyle yayla ve mera
varlığımızın sadece % 20’si kullanılabilmişti. Bugün ise bütün
yayla ve meralarımızın arıcılığa açılması münasebetiyle 100.000
adet arı kolonisinin konaklayabileceği bir potansiyele sahip
hale gelmiştir , Bitlis.
Arıcılığa elverişli nektar veren bitkilerin çiçeklenme devresi
15-20 gün kadardır.Çiçeklerden fazlasıyla ve devamlı yararlanması
için bölgede bulunan çiçeklerin bolluğu kadar devamlılığı da
önemlidir.Bitlis ilinde yonca , korunga ve fiğ gibi arıcılık
için uygun nektar alanları oluşturan baklagil arazileri yanında
geven , kekik ve ballıbaba gibi kır çiçekleri bakımından zengin
çayır , mera alanlarının geniş bir yer tutması , arıcılık için
çok uygun bir altyapı oluşturmaktadır.
Tüm bu zenginliğe rağmen , Bitlis’te arıcılık modern şartlarda
ve hak ettiği ölçüde yapılamamaktadır. Tarımsal sanayi örneği
olacak bal işleme entegre tesislerinin , bölgede ve ülkemizde
gelir getirecek bir ekonomik faaliyet olacağı görüşü , kabul
edilen bir gerçektir. Türk Gıda Kodeksi tebliğlerine uygun
mamullerin üretilmesi , insan sağlığını tehdit eden balların
tüketiciye sunulması ve yasal olmayan yollardan ülkemize sokulan
balların girişinin önlenmesi , mevsim dışı şeker kullanılmasının
yarattığı sakıncalar ve sahte bal üreticilerinin oluşturduğu
tehlike göz önüne alındığında , balcılık ve arıcılığın kontrollü
ve kaliteli standartlarda yapılması gerekliliği , kaçınılmaz
oluyor.
Bu bilgiler ışığında , Bitlis’te arıcılığın ve balcılığın günümüzün
modern şartlarında yapılması ve Bitlis’teki arıcıların ve balcıların
sorunlarının acilen çözülmesi amacıyla bir araştırma yapılması
gerekmektedir.
|